Orta Doğu’daki çatışmaların küresel piyasalarda yarattığı belirsizlik tahvil faizlerini yükseltiyor. Enflasyon endişeleri ve merkez bankası politikaları piyasaları etkiliyor.
Orta Doğu’daki çatışmaların genişlemesi ve tansiyonun sürmesi endişesi, küresel piyasalarda belirsizliği artırarak tahvil faizlerinde tırmanışa neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililerden gelen çelişkili açıklamalar, bölgedeki gerilimin devam edeceği beklentilerini güçlendirdi.
Donald Trump’ın İran’ın elektrik santrallerini hedef alma kararını 6 Nisan’a kadar durdurduğunu açıklamasına rağmen, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların aksama ihtimali petrol arzına yönelik korkuları canlı tutuyor. Bu durum, enerji arzındaki kırılganlığı sürdürerek petrol fiyatlarında yukarı yönlü risk priminin korunmasına yol açtı.
Enerji fiyatlarındaki bu hassasiyet, küresel enflasyon risklerinin artabileceği imasını taşıyor. Petrol fiyatlarının yüksek seyri, merkez bankalarının gelecekte daha sıkı para politikaları benimseyebileceği yönündeki tahminleri güçlendiriyor.
Analistler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dört toplantısında politika faizini sabit tutmasının beklendiğini, ancak ekim ve aralık toplantılarında faiz artırımı olasılığının arttığını belirtiyor. Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed’in şahin duruşunu koruyacağı beklentisi, tahvil piyasalarında satış baskısını artırıyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, son üç haftada önemli bir yükseliş göstererek yaklaşık sekiz ayın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,45’e ulaştı. Şu sıralarda yüzde 4,41 seviyesinde dengelenen tahvil faizlerindeki artış, tahvil fiyatlarının düştüğü ve satışların arttığı anlamına geliyor.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu kötüleştirebileceğini ve merkez bankası için zorlu bir durum yarattığını ifade etti. Jefferson, bu durumun tüketici ve işletme harcamalarında yavaşlamaya yol açabileceğini de ekledi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu geriliminin enerji fiyatlarını artırması ve tedarik zincirlerini aksatması nedeniyle 2026 küresel büyüme tahminini yüzde 2,9 olarak korudu. Ancak bu, 2025’teki yüzde 3,3’lük büyüme tahminine göre önemli bir düşüşü işaret ediyor. OECD, 2027 büyüme öngörüsünü ise yüzde 3’e çekti.
Küresel gelişmeler ışığında dolar endeksi 99,8 seviyesinde seyrederken, altının onsu 4 bin 470 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,4 düşüşle 100,8 dolardan alıcı buluyor.
ABD’de işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında kalmasına rağmen, S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri düşüşle açıldı. Avrupa borsaları ise Orta Doğu’daki belirsizlikler ve enerji arzı endişeleriyle satıcılı bir seyir izledi. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz politikasına ilişkin beklentiler yıl sonuna doğru faiz indirimi öngörüsünden faiz artışı yönüne doğru evrildi.
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) ABD ile ticaret anlaşması sürecinde ilerleme kaydetmesi ve sanayi/tarım ürünlerinde tarifelerin kaldırılması planlanırken, AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Orta Doğu’daki savaşın küresel sonuçları olduğunu ve tırmanmaması gerektiğini vurguladı.
Asya borsalarında ise karışık bir görünüm hakim. Çin’de sanayi karlarındaki artış deflasyon endişelerini bir miktar azalttı. Ancak ABD’deki teknoloji satışlarının etkisiyle Güney Kore borsasında düşüşler yaşandı.
Türkiye’de ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 1,83’lük kayıpla 12.727,06 puandan tamamladı. Dolar/TL, 44,4560 seviyesinden işlem görüyor. Analistler, yurt içi piyasalarda finansal kesim dışı firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerinin, yurt dışında ise İngiltere perakende satışları ve ABD tüketici güven endeksinin takip edileceğini belirtti.
Eses Gündem, Eskişehir başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap