Ticaret Bakanı Bolat Steel Networking Summits 2026’da Çelik Sektörünü Değerlendirdi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Steel Networking Summits 2026'da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çelik sektöründeki küresel konumunu, yeşil dönüşüm hedeflerini ve AB ile ticaret ilişkilerini değerlendirdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin çelik sektöründeki küresel konumunu ve geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Steel Networking Summits 2026’da konuşan Bakan Bolat, ülkenin geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı sayesinde hem ihracat hem de ithalatta önde gelen ülkeler arasında yer aldığını belirtti.
Bakan Bolat, çeliğin sanayi, ekonomi ve savunma gibi stratejik sektörler için temel bir girdi olduğunu vurgulayarak, güçlü bir çelik sanayisinin ülkenin ayakta kalabilmesi için elzem olduğunu ifade etti. Altyapı, ulaşım, enerji, makine ve savunma sanayilerinin çelik sektörüne dayandığını söyledi.
Çelik Sektörünün Küresel Konumu ve Türkiye’nin Rolü
Konuşmasında, dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek küresel ekonomide öncü konuma geldiğini hatırlatan Bolat, bu sektörlerin geçen yüzyıl ve yakın geçmişte ülke ekonomilerinin omurgasını oluşturduğunu dile getirdi. Steel Networking Summits 2026’nın 80’den fazla ülkeden 400’ün üzerinde katılımcıyı ve 30’dan fazla üst düzey konuşmacıyı ağırladığını belirten Bakan, zirvenin amacının küresel çelik sektörünün gidişatını ortaya koymak, geleceği planlamak ve trendleri tartışmak olduğunu kaydetti.
Bakan Bolat, 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle Türkiye’nin dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını açıkladı. Sektörün, inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşa ve savunma sanayileri için lokomotif görevi gördüğünü ifade etti. Türkiye’nin 2025 itibarıyla 615 milyar dolarlık küresel çelik ticaretinde 17,1 milyar dolarlık ihracat ve 200’den fazla ülkeye ulaşan ağıyla dünyanın 10’uncu çelik ihracatçısı konumunda olduğunu belirtti. İhracatın yüzde 42,3’lük bölümünün Avrupa Birliği’ne yapılmasının, sektörün uluslararası rekabet gücünün kanıtı olduğunu söyledi.
Türk çelik sektörünün üretim kapasitesinin yüzde 78’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayandığına dikkat çeken Bolat, 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal edildiğini ve Türkiye’nin bu alanda önemli bir hurda ithalatçısı konumunda olduğunu sözlerine ekledi.
Yeşil Dönüşüm ve Ticaret Engelleri
Bakan Bolat, ABD ve Avrupa Birliği’nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti olumsuz etkilediğini, bu tedbirlerin hem ihracatçıları hem de girdi ihtiyacı duyan sanayicileri ve tüketicileri etkilediğini ifade etti. Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve yeterli istişare olmadan hayata geçirilen tek taraflı kısıtlamaların kalıcı çözüm sunmadığını ve hurda bazlı, düşük karbonlu çeliğin dolaşımını sınırlayarak yeşil dönüşüm hedeflerine zarar verdiğini belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti olarak şeffaf, kurallara dayalı, adil ve serbest ticaretin gerekliliğini savunduklarını dile getiren Bolat, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlattı. 1 Temmuz 2026’dan itibaren AB’nin çelik kotalarını yüzde 50 daraltmasının ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) çelik sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. 2026’nın ilk 9 ayında SKDM kapsamındaki çelik ürünlerinde Türkiye’nin AB’ye ihracatında yüzde 1,7 azalma yaşanırken, AB dışı ülkelere ihracatta yüzde 10 artış olduğunu kaydetti. Genel olarak demir-çelik sektöründe AB’ye ihracatta yüzde 6,7’lik bir düşüş yaşandığını belirtti. Bolat, önceliklerinin yeşil dönüşümü desteklerken, ihracatçıların orantısız maliyetler ve ek ticaret engelleriyle karşılaşmamasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı ve iklim politikaları çerçevesinde ihracatçılarla yakın çalıştıklarını ve Ticaret Bakanlığı’nın Yeşil Mutabakata Uyum Projesi desteğiyle firmaların yeşil dönüşüm süreçlerinde danışmanlık hizmeti aldıklarını ve desteklendiğini ekledi.
Türkiye-AB Ticareti ve Ekonomik Büyüme
Bakan Bolat, Türkiye ile AB arasındaki 30 yılı aşkın Gümrük Birliği’nin sanayi entegrasyonunu başarıyla tamamladığını ve iki taraf arasındaki arz-tedarik zincirlerinin sağlam olduğunu belirtti. Türkiye-AB ticaret hacminin yıllık 233 milyar dolar olduğunu, son 5 yılda ise bu ticaretin 1 trilyon doların üzerinde gerçekleştiğini ve bunun dengeli, karşılıklı menfaatlere dayalı başarılı bir hacim olduğunu ifade etti.
Türkiye ekonomisinin son 24 yılda yıllık ortalama yüzde 5,35 reel büyüme kaydettiğini, son 6 yıldır ise ortalama büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olduğunu söyledi. Bu yılın ilk yarısında yüzde 2,5’lik büyüme gerçekleştiğini ve bu büyümede net mal ve hizmet ihracatının önemli bir katkısı bulunduğunu belirtti. Milli gelirin son 24 yılda 238 milyar dolardan 1,7 trilyon dolara ulaştığını ve bu yıl sonunda 1,8 trilyon dolar civarında bir ekonomik büyüklükle kapatılmasının tahmin edildiğini ekledi. Kişi başına düşen milli gelirin de bu yıl sonunda 20 bin doları aşmasının beklendiğini söyledi.
Bakan Bolat, Türkiye’nin mal ihracatının 2002’de 36 milyar dolardan 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldiğini, yıllıklandırılmış mal ihracatının ise eylül ayı itibarıyla 283,7 milyar dolar olduğunu belirtti. Türkiye’nin ithalatçı bir ülke olduğunu ve 283,7 milyar dolarlık ihracata karşılık son 1 yılda 380 milyar dolarlık ithalat yapıldığını ifade etti. Çelik, petrol, doğal gaz, kömür, ham altın ve sanayi ürünlerini kapsayan bu ithalatla dünya ticaretine katkıda bulunduklarını dile getirdi. Hizmet ihracatının da eklenmesiyle toplam ihracatın 409 milyar dolara ulaştığını ve milli gelirin yüzde 25’ini oluşturduğunu, toplam dış ticaretin ise 860 milyar dolara ulaşarak milli gelirin yüzde 50’sinden fazlasını kapsadığını söyledi. Türkiye’nin uluslararası ticarette ve yatırımlarda önemli bir oyuncu olduğunu sözlerine ekledi.
Anahtar Kelimeler: Çelik Sektörü, Ömer Bolat






