Muharrem ayı geldiğinde Anadolu’nun pek çok yerinde mutfakları tatlı bir telaş sarar. Kazanlar hazırlanır, buğdaydan kuru meyvelere kadar farklı malzemeler bir araya gelir ve aşure komşularla paylaşılmak üzere kaselere doldurulur. Bu gelenek yalnızca bir tatlı hazırlamaktan ibaret değildir. Aynı sofrada buluşmanın, dayanışmayı hatırlamanın ve kapı kapı iyilik taşımanın günlük hayattaki en sıcak örneklerinden biridir. Eskişehir’de…
Muharrem ayı geldiğinde Anadolu’nun pek çok yerinde mutfakları tatlı bir telaş sarar. Kazanlar hazırlanır, buğdaydan kuru meyvelere kadar farklı malzemeler bir araya gelir ve aşure komşularla paylaşılmak üzere kaselere doldurulur. Bu gelenek yalnızca bir tatlı hazırlamaktan ibaret değildir. Aynı sofrada buluşmanın, dayanışmayı hatırlamanın ve kapı kapı iyilik taşımanın günlük hayattaki en sıcak örneklerinden biridir. Eskişehir’de de mahallelerden iş yerlerine kadar farklı çevrelerde yapılan ikramlar, Muharrem ayının paylaşma ruhunu görünür kılar.
Aşurenin tek ve değişmez bir tarifi bulunmaz. Kullanılan bakliyat, tahıl, kuru meyve ve süslemeler bölgeye, aile alışkanlıklarına ya da eldeki malzemelere göre değişebilir. Bu çeşitlilik geleneğin özünü zayıflatmaz, aksine onu zenginleştirir. Bir kazanda birbirinden farklı tatların uyum kurması, aşurenin birlik duygusuyla anılmasını da anlamlı hale getirir. Evde hazırlanan birkaç kaselik ikram da geniş katılımlı bir dağıtım da aynı düşünceyi taşır: Hazırlananı başkalarıyla paylaşmak.
Muharrem ayında aşure pişiren aileler çoğu zaman ilk kaseleri yakın komşularına, akrabalarına ve ihtiyaç sahiplerine ayırır. Apartman kapısında yapılan kısa bir sohbet ya da esnafa uzatılan sıcak bir kase, gündelik ilişkileri güçlendiren küçük fakat değerli bir buluşmaya dönüşür. Bu nedenle aşure ikramı, kuşaklar arasında aktarılan bir mutfak alışkanlığının yanında toplumsal hafızanın da parçasıdır. Çocuklar hazırlık sürecine katılarak paylaşmayı görür, büyükler ise yıllardır sürdürdükleri geleneği yeni nesillere aktarır.
Geleneğin yaşaması için ikramın büyük bir organizasyona dönüşmesi şart değildir. Bir apartmanda birkaç hanenin ortak hazırlık yapması, bir esnaf grubunun çevredeki çalışanlara kase ulaştırması ya da arkadaşların aynı kazanın başında buluşması da paylaşım kültürünü besler. Her katkı farklı olabilir: Kimi malzeme getirir, kimi pişirmeye yardım eder, kimi de kaseleri dağıtır. Böylece aşurenin hazırlanma süreci de en az ikram anı kadar ortak bir hatıraya dönüşür.
Toplu ikramlar bu dayanışma çemberini daha da genişletir. Belediyeler, dernekler, vakıflar, işletmeler ve mahalle sakinleri tarafından düzenlenen etkinliklerde farklı yaşlardan insanlar aynı noktada buluşabilir. Burada önemli olan yalnızca kaç kişiye ulaşıldığı değildir. İkramın düzenli, saygılı ve kapsayıcı biçimde yapılması da etkinliğin anlamını belirler. Sıra düzeninden sunum alanının temizliğine kadar her ayrıntı, misafirlere verilen değerin bir göstergesidir.
Kalabalık bir gruba aşure sunulacaksa hazırlık, evde yapılan küçük miktarlı tariften farklı bir plan gerektirir. Katılımcı sayısının gerçekçi biçimde belirlenmesi, porsiyonların hesaplanması, uygun kapların seçilmesi ve servis saatinin önceden duyurulması gerekir. Ürünün hazırlanmasından dağıtım noktasına ulaştırılmasına kadar geçen sürede hijyenin korunması da temel önceliktir. Özellikle okul, iş yeri, cami çevresi, meydan ya da dernek buluşması gibi yoğun alanlarda servis akışının önceden düşünülmesi beklemeyi azaltır.
Organizasyon yükünü azaltmak isteyen kurumlar ve topluluklar, profesyonel aşure dağıtımı desteğiyle hazırlık ve servis sürecini tek bir plan altında yürütebilir. Böyle bir çalışmada kişi sayısı, dağıtım adresi, ikram saati ve sunum biçimi baştan netleştirilmelidir. Helal Lokmacı, İstanbul ve Gebze bölgesindeki organizasyonlar için hazırlık yaparken etkinliğin ölçeğine ve dağıtım alanının koşullarına göre planlama sağlar. Böylece organizasyonu düzenleyenler misafirlerle ilgilenmeye daha fazla zaman ayırabilir.
Toplu ikramda iyi niyet kadar ölçülü hazırlık da önem taşır. Gereğinden az porsiyon bazı katılımcıların ikramdan yararlanamamasına, fazla hazırlık ise gıda israfına yol açabilir. Bu nedenle katılımcı sayısı belirlenirken etkinliğin açık veya davetli olup olmadığı, dağıtımın ne kadar süreceği ve çevredeki yaya hareketliliği hesaba katılmalıdır. Kapaklı kaseler, uygun kaşıklar, peçeteler ve atık kutuları gibi tamamlayıcı malzemeler de servis planının parçası olmalıdır.
Dağıtım noktasında aşureyi teslim edecek kişiler için görev paylaşımı yapılması işleri kolaylaştırır. Bir kişinin sırayı yönlendirmesi, diğerlerinin kaseleri sunması ve alanın temizliğini takip edecek ayrı bir görevlinin bulunması pratik bir düzen oluşturur. Açık alandaki etkinliklerde hava koşulları için alternatif bir nokta belirlemek de yararlıdır. Küçük görünen bu hazırlıklar, ikramın telaşlı bir dağıtımdan çıkıp huzurlu bir buluşmaya dönüşmesine katkı sağlar.
İstanbul ve Gebze gibi nüfusun ve günlük hareketliliğin yoğun olduğu bölgelerde aşure ikramları farklı toplulukları aynı sofranın çevresinde buluşturabilir. Site yönetimlerinden fabrikalara, mağaza önlerinden kurumsal etkinliklere kadar pek çok ortam bu gelenek için uygun bir buluşma alanı olabilir. Helal Lokmacı ile organizasyon ayrıntılarını görüşmek isteyenler 0553 862 96 95 numaralı telefondan bilgi alabilir. Görüşme sırasında kişi sayısının, konumun ve servis zamanının paylaşılması daha net bir hazırlık yapılmasına yardımcı olur.
Aşure geleneğini canlı tutan asıl değer, tarifin içindeki malzemelerden çok paylaşma niyetidir. Bir komşuya uzatılan kase, çalışanlara yapılan öğle ikramı ya da meydanda kurulan dağıtım noktası aynı ortak duyguyu büyütür. Muharrem ayında düzenlenen toplu ikramlar, insanların kısa bir an için durup selamlaşmasına ve aynı geleneğin çevresinde buluşmasına vesile olur. Özenli hazırlık ve düzenli servisle sunulan aşure, bereketin paylaşıldıkça çoğaldığını hatırlatan sade ve güçlü bir toplumsal bağ kurar.
Eses Gündem, Eskişehir başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap