Eskişehir’de faaliyet gösteren bir üretim tesisi ile şehir merkezindeki bir ofisin iş sağlığı ve güvenliği açısından karşılaştığı tehlikeler aynı değildir. Üretim tesisinde hareketli makineler, malzeme taşıma ve çalışanların tehlikeli alanlara tekrarlanan maruziyeti öne çıkabilirken ofis ortamında ergonomi, elektrik güvenliği ve kayma gibi tehlikeler değerlendirilebilir. Bu nedenle risk analizi yöntemi seçilirken işletmenin yalnızca faaliyet alanına değil,…
Eskişehir’de faaliyet gösteren bir üretim tesisi ile şehir merkezindeki bir ofisin iş sağlığı ve güvenliği açısından karşılaştığı tehlikeler aynı değildir. Üretim tesisinde hareketli makineler, malzeme taşıma ve çalışanların tehlikeli alanlara tekrarlanan maruziyeti öne çıkabilirken ofis ortamında ergonomi, elektrik güvenliği ve kayma gibi tehlikeler değerlendirilebilir. Bu nedenle risk analizi yöntemi seçilirken işletmenin yalnızca faaliyet alanına değil, çalışma koşullarına, tehlikelerin niteliğine ve çalışanların maruziyet sıklığına da bakılmalıdır.
Eskişehir’deki işverenler ve iş güvenliği uzmanları için yöntem seçiminde başlangıç noktası, hangi tehlikenin nasıl bir zarara yol açabileceğini belirlemektir. FirstİSG tarafından hazırlanan işyerlerinde risk değerlendirmesi yöntemlerini karşılaştırma rehberi farklı faaliyet alanlarında kullanılabilecek yöntemleri ele alırken 5×5 L matrisi ile Fine-Kinney arasındaki temel ayrımları da açıklıyor. İş sağlığı ve güvenliği alanında yapay zekâ destekli yazılım çözümleri sunan FirstİSG’nin bu kılavuzu, yöntemleri karşılaştırmak ve işyerinin tehlike yapısına uygun değerlendirme yaklaşımını belirlemek isteyenler için bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor.
Risk değerlendirmesi, işyerinde bulunan tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerden kaynaklanabilecek zararların analiz edilmesi ve gerekli kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması sürecidir. Risk analizi ise bu sürecin içinde tehlikelerden doğabilecek risklerin incelenmesini ve derecelendirilmesini sağlayan aşamadır.
Eskişehir’deki işyerleri için yöntem seçimi yapılırken bir işletmenin sanayi kuruluşu, lojistik merkezi veya hizmet işletmesi olarak tanımlanması tek başına yeterli değildir. Aynı sektörde faaliyet gösteren iki işletmenin kullandığı ekipmanlar, çalışma düzeni ve tehlikelere maruz kalan çalışan sayısı farklı olabilir.
Örneğin bir metal işleme atölyesinde kesici ekipmanlar, kaynak işlemleri ve malzeme taşıma faaliyetleri birlikte yürütülebilir. İşletmenin bazı bölümlerinde tehlikeye yalnızca belirli iş adımlarında maruz kalınırken başka bölümlerde aynı tehlike çalışma günü boyunca tekrar edebilir. Bu ayrım, değerlendirmede maruziyet sıklığının bağımsız bir değişken olarak ele alınıp alınmayacağını belirlemede önem taşır.
Bir ofiste ise bilgisayar başında çalışma, elektrikli ekipmanlar, geçiş alanları ve acil durumlara ilişkin tehlikelerin sistematik biçimde değerlendirilmesi gerekebilir. Daha sınırlı tehlike çeşitliliğine sahip böyle bir ortamda, uygun şekilde uygulanan 5×5 L matrisi anlaşılır bir başlangıç yöntemi olabilir.
İşyerinin tehlike sınıfı da değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte yalnızca az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta bulunmak belirli bir analiz yöntemini otomatik olarak zorunlu hale getirmez. Seçim, işletmenin gerçek faaliyetleri ve çalışma ortamında tespit edilen tehlikeler üzerinden gerekçelendirilmelidir.
5×5 L matrisi ve Fine-Kinney, tehlikelerden kaynaklanabilecek risklerin puanlanmasına yardımcı olan yöntemlerdir. Her iki yaklaşımda da olası zararın şiddeti ve istenmeyen olayın meydana gelme olasılığı değerlendirilir. Fine-Kinney yönteminde bunlara ek olarak frekans, yani tehlikeye maruz kalma sıklığı ayrı bir bileşen olarak ele alınır.
|
Karşılaştırma ölçütü |
5×5 L matrisi |
Fine-Kinney |
|---|---|---|
|
Temel hesaplama |
Olasılık × Şiddet |
Olasılık × Frekans × Şiddet |
|
Değerlendirme bileşenleri |
İki değişken kullanılır. |
Üç değişken kullanılır. |
|
Maruziyet sıklığı |
Ayrı bir çarpan olarak yer almaz. |
Bağımsız bir çarpan olarak puanlanır. |
|
Örnek kullanım alanları |
Ofisler, perakende işletmeleri ve küçük atölyelerde genel tehlike değerlendirmesi. |
Tekrarlanan maruziyetin önemli olduğu üretim, inşaat ve lojistik faaliyetleri. |
|
Veri ihtiyacı |
Olasılık ve olası zararın şiddetine ilişkin değerlendirme gerekir. |
Olasılık ve şiddete ek olarak maruziyet sıklığına ilişkin bilgi gerekir. |
|
Dikkat edilmesi gereken nokta |
Sık tekrarlanan maruziyetlerin ayrıca incelenmesi gerekebilir. |
Frekans ile olasılık birbirine karıştırılmamalıdır. |
5×5 L matrisinde olasılık ve şiddet genellikle 1 ile 5 arasında puanlanır. İki değerin çarpılmasıyla 1 ile 25 arasında bir risk skoru elde edilir. Ancak ortaya çıkan sayı tek başına yeterli değildir. Puanın hangi koşullara dayanılarak verildiği ve hangi kontrol tedbirlerinin gerekli olduğu da belirlenmelidir.
Fine-Kinney yönteminde ise olasılık, frekans ve şiddet için tanımlanan puanlar çarpılır. Frekans bileşeni, çalışanların belirli bir tehlikeyle ne kadar sık karşılaştığını değerlendirmeye dahil eder. Bu nedenle tekrarlanan maruziyetin önceliklendirmede belirleyici olabileceği iş süreçlerinde daha ayrıntılı bir karşılaştırma imkânı sunabilir.
İki yöntemin risk skorları doğrudan birbirine eşit kabul edilmemelidir. Kullanılan puanlama ölçekleri farklı olduğundan bir yöntemde hesaplanan sayı, diğer yöntemin risk derecelendirme tablosuyla yorumlanamaz.
Olasılık, belirlenen tehlikeden kaynaklanan istenmeyen olayın meydana gelme ihtimalini ifade eder. Şiddet, olay gerçekleştiğinde ortaya çıkabilecek zararın ağırlığıyla ilgilidir. Frekans ise çalışanların ilgili tehlikeye ne sıklıkla maruz kaldığını gösterir.
Bu ayrımı Eskişehir’deki varsayımsal bir lojistik işletmesi üzerinden açıklamak mümkündür. Depoda forkliftlerin kullandığı bir koridordan çalışanların günde birçok kez geçtiği düşünülsün. Forklift ile yaya arasında çarpışma ihtimali olasılık değerlendirmesine, olası yaralanmanın ağırlığı şiddet değerlendirmesine, çalışanların bu koridoru kullanma sıklığı ise frekans değerlendirmesine konu olur.
Koridordan her gün geçilmesi, her geçişte mutlaka çarpışma yaşanacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde daha seyrek kullanılan bir alanda meydana gelebilecek olayın sonuçları hafif olmak zorunda değildir. Bu nedenle frekans, olasılık ve şiddet birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Puanlama sırasında mevcut koruyucu tedbirler de incelenmelidir. Forklift güzergâhının yayalardan fiziksel olarak ayrılması, geçiş noktalarının düzenlenmesi ve görüş alanını kapatan engellerin kaldırılması gibi uygulamalar değerlendirmeyi etkileyebilir. Tedbirlerin gerçekten uygulanıp uygulanmadığı sahada kontrol edilmeden yalnızca planlanan önlemler üzerinden riskin azaldığı kabul edilmemelidir.
Bir işyerinin bütün bölümlerinde mutlaka tek yöntem kullanılması gerekmez. İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği, işyerinin özelliklerine ve belirlenen risklerin niteliğine göre bir veya birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasına imkân tanır.
Eskişehir’de hem idari ofisi hem de üretim ve depolama bölümleri bulunan bir işletmede bu yaklaşım değerlendirilebilir. Ofis bölümündeki genel tehlikeler 5×5 L matrisiyle incelenirken üretim alanında sürekli tekrarlanan makine kullanımı veya malzeme taşıma faaliyetleri için Fine-Kinney tercih edilebilir.
Bununla birlikte yöntemlerin bölümlere göre ayrılması, bölümler arasındaki etkileşimlerin göz ardı edilebileceği anlamına gelmez. Üretim alanından depoya yapılan sevkiyat, forklift ve yaya güzergâhlarının kesişmesi veya bakım sırasında başka ekiplerin çalışma alanına girmesi gibi durumlar işletmenin genel risk değerlendirmesinde birlikte ele alınmalıdır.
Rutin dışı bakım ve arıza müdahalelerinde ise işin adımlarına odaklanan İş Güvenliği Analizi (JSA) tamamlayıcı bir yaklaşım olabilir. Bu yöntemde gerçekleştirilecek görev aşamalara ayrılır, her aşamanın tehlikeleri belirlenir ve uygulanacak güvenlik tedbirleri değerlendirilir. İşyerinin genel risk değerlendirmesiyle görev bazlı incelemeler birbirini tamamlayabilir.
Bir risk değerlendirmesi yönteminin işyerine uygun olması, kullanılan bilgilerin çalışma ortamını doğru yansıtmasına bağlıdır. Sadece masa başında hazırlanan ve gerçek çalışma koşullarıyla karşılaştırılmayan puanlama tabloları, bazı tehlikelerin yeterince değerlendirilmemesine yol açabilir.
Eskişehir’de faaliyet gösteren bir işletmede yöntem seçimi öncesinde çalışma alanları incelenmeli, kullanılan ekipmanlar belirlenmeli ve çalışanların farklı tehlikelere hangi koşullarda maruz kaldığı araştırılmalıdır. Vardiya düzeni, bakım faaliyetleri, iş akışındaki değişiklikler ve geçmiş ramak kala olaylar da değerlendirme için yararlı bilgiler sağlayabilir.
Özellikle Fine-Kinney uygulanacaksa frekans puanının tahmine dayalı biçimde verilmesi yerine gerçek çalışma düzeni hakkında bilgi toplanması önemlidir. Saha gözlemleri, çalışan görüşleri ve mevcut iş kayıtları, maruziyet sıklığının daha tutarlı değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Dijital saha raporu oluşturulması ve gözlem kayıtlarının düzenli tutulması, farklı tarihlerde yapılan incelemeler arasında karşılaştırma yapılmasını kolaylaştırabilir. Bununla birlikte dijital kayıtların bulunması, kayıtların doğru yorumlandığını veya bütün tehlikelerin tespit edildiğini tek başına göstermez.
Risk değerlendirmesi çalışmalarında dijital araçlar, saha verilerinin düzenlenmesi ve inceleme süreçlerinin desteklenmesi amacıyla kullanılabilir. FirstİSG, iş sağlığı ve güvenliği alanında yapay zekâ destekli yazılım çözümleri sunan bir platformdur. Bu tür teknolojilerden yararlanılırken otomatik analizlerin uzman değerlendirmesinin yerine geçen kesin sonuçlar olarak görülmemesi gerekir.
Bir saha fotoğrafından hareketle oluşturulan tehlike tespiti veya önerilen risk puanı, fotoğrafta görünmeyen çalışma koşullarını ve mevcut kontrol tedbirlerini tam olarak yansıtmayabilir. Bu nedenle dijital ortamda hazırlanan değerlendirme çıktıları, işyerinin gerçek koşullarıyla karşılaştırılmalı ve yetkin kişiler tarafından incelenmelidir.
Risk değerlendirmesinin işverenin oluşturduğu ekip tarafından gerçekleştirilmesi, çalışanların görüşlerinin alınması ve gerekli kontrol tedbirlerinin belirlenmesi sürecin temel parçalarıdır. Yapay zekâ destekli araçların kullanılması, bu sorumlulukları veya iş güvenliği uzmanının mesleki değerlendirmesini ortadan kaldırmaz.
Yöntemin belirlenmesi risk değerlendirmesinin tamamlandığı anlamına gelmez. Seçilen yöntemin her tehlike için tutarlı biçimde uygulanması, risklerin önceliklendirilmesi ve gerekli tedbirlerin somut olarak tanımlanması gerekir.
Hazırlanan risk raporu içinde belirlenen tehlikenin hangi bölümde bulunduğu, kimleri etkileyebileceği, mevcut koruyucu tedbirler ve alınması gereken ilave önlemler anlaşılır biçimde yer almalıdır. Önlemlerin uygulanmasından sorumlu kişiler ile tamamlanma sürelerinin belirlenmesi, değerlendirme sonuçlarının sahadaki uygulamalara aktarılmasını kolaylaştırır.
Yeni makine kurulması, üretim kapasitesinin değişmesi, çalışma düzeninin yeniden planlanması veya yeni bir faaliyet alanına geçilmesi halinde mevcut değerlendirme ve kullanılan yöntemin uygunluğu tekrar incelenmelidir. Özellikle maruziyet sıklığını değiştiren uygulamalar, önceki risk puanlarının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Eskişehir’de ister küçük bir atölye ister birden fazla üretim hattına sahip sanayi işletmesi olsun, yöntem seçiminin temel ölçütü işletmenin gerçek tehlike yapısıdır. Olasılık ve şiddetin yeterli ayrıntıyı sağladığı alanlarda 5×5 L matrisi değerlendirilebilirken maruziyet sıklığının ayrıca incelenmesi gereken iş süreçlerinde Fine-Kinney kullanılabilir. Her iki durumda da puanlama sonuçlarının saha gözlemleriyle desteklenmesi, uzman incelemesinden geçirilmesi ve uygulanabilir kontrol tedbirlerine dönüştürülmesi gerekir.
Eses Gündem, Eskişehir başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap